oner's profileÖnümde çok uzun bir zama...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    2/21/2008

    Uzun Yıllar

    Bu resmi dün çektim, 60 yaşlarında iki çift elele tutuşmuş gidiyorlardı.İnsan ister istemez düşünüyor.Eski zamanlarda sevgimi daha önemliydi yoksa insanların kendi rahatlığı mı.Bu çift bu yaşına gelmiş ayaklarındaki ayakkabı eskimiş ve daha kimbilir ne zorlukları aşarak geldiler bu yaşa ama ne olursa olsun hala beraberlerdi mutlulardı ve yaşlarına bakmadan kimin ne diyeceğini umursadan elele yürüyorlardı.Doğru olanda bu değil mi? Sevdiğin insanla yıllarca beraber olmak,bir çok zorluğa beraber göğüs germek.Ama şimdiki insanlar yani zamane gençleri en ufak bi sorumluluk üstlerine geldiğinde küçük bir olay olduğunda onunla başa çıkmak yerine onunla savaşıp beraber olduğu insana yardım edeceğine en basitini seçiyor ve kaçıyor.Peki gittiklerinde belki herşeyden kurtuluyorlar,belki rahat oluyorlar ama bıraktıkları insanı hiç düşünüyorlar mı? Ne oldu nasıldır diye hiç merak ediyorlar mı?.Böyle olmamalı hemen kaçmamalı savaşmalı işte o zaman sevginin sevdiğin insanın kıymetini anlarsın ve yıllarca mutlu olursun.Çünkü bu mutluluk için çok uğraşmışsındır onun bozulmaması için uğraşırsın çünkü kıymetini anlarsın.Bu onu okuyanlar lütfen şöyle bir dönüp arkalarına baksınlar neler yaptım diye o zaman aklınıza ilk kim gelirse hemen yanına gidin arayın ona ulaşın ve onu gördüğünüzde ya da sesini duyduğunuzda içinizde en ufak birşey kıpırdıyorsa işte MUTLULUK budur.Ve bunu hiç kaybetmeyin.
     
    [Bu (ç)alıntı değildir.]                           Öner TÜRKYILMAZ                                  mutlu çift
    12/10/2007

    Hayatın anlamı

    Eğer hayatımı yeni baştan yaşayabilseydim
    o yaşamda
    daha çok hata yapardım.
    o kadar mükemmel olmaya çalışmazdım... daha çok dinlenirdim.
    bu yaşamda, onca ciddiyetin arasında yapamadığım kadar eğlenirdim.
    o kadar temiz kalmazdım.
    daha fazla riskler göze alır, daha çok gezer, daha çok günbatımı seyrederdim,
    daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim
    gitmediğim daha çok yere giderdim.
    daha çok dondurma, daha az bezelye yerdim.
    daha çok gerçek sorunlarım, daha az sanal sorunlarım olurdu.
    ben yaşamın her dakikasını gerçekçi ve kitabına uygun yaşayan insanlardan biriydim.
    elbette mutluluk anlarım da oldu.
    ama geriye dönüp, baştan başlayabilseydim çok daha fazla iyi anlarım olurdu.
    çünkü, eğer bilmiyorsanız, yaşam bundan ibarettir, anlar, yalnızca anlar...
    "şimdi"yi sakın kaçırma.
    eğer hayatımı yeniden yaşayabilseydim, baharın başlamasıyla birlikte ayakkabısız yürümeye başlar, sonbahar bitimine değin çıplak ayakla devam ederdim.
    bilinmeyen daha çok yola sapar,
    güneşin doğuşunu daha çok seyreder,
    daha çok çocukla oynardım
    yalnızca bu yaşamda bir şansım daha olsaydı.
    gel gör ki,ölmekteyim....

    Hayat

    Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne olduğunu kendi kendine sormaya başlamış.

    Bulduğu hiçbir cevap ona yeterli gelmemiş ve başkalarına sormaya karar vermiş… Ama aldığı cevaplar da ona yetmemiş. Fakat mutlaka bir cevabı olmalı  diyormuş.. Ve dolaşıp herkese bunu sormaya karar vermiş… Köy, kasaba, ülke dolaşmış bu arada zaman da durmuyor tabi ki.

    Tam umudunu yitirmişken bir köyde konuştuğu insanlar ona - "Şu karşıki dağları görüyor musun, orada yaşlı bir bilge yaşar istersen ona git belki o sana aradığın cevabı verebilir. "  demişler.

    Çok zorlu bir yolculuk sonunda Bilgenin yaşadığı eve ulaşmış adam. Kapıdan  içeri girmiş ve bilgeye “Hayatın anlamının ne olduğunu" sormuş …

    Bilge sana bunun cevabını söylerim ama önce bir sınavdan geçmen gerekiyor  demiş…

    Adam kabul etmiş… Bilge bir çay kaşığı vermiş adamın eline ve içine de silme  bir şekilde zeytinyağ doldurmuş. Şimdi çık ve bahçede bir tur at tekrar  buraya gel… Yalnız dikkat et kaşıktaki zeytinyağ  eksilmesin, eğer bir  damla eksilirse kaybedersin..

    Adam gözü çay kaşığında bahçeyi turlayıp gelmiş. Bilge bakmış evet demiş kaşıkta yağ eksilmemiş, peki bahçe nasıldı(!)

    Adam şaşkın… Ama demiş ben kaşıktan başka bir yere bakmadım ki… Şimdi  tekrar bahçeyi dolaşıyorsun kaşık yine elinde olacak ama bahçeyi inceleyip gel, demiş Bilge… Adam tekrar bahçeye çıkmış gördüğü güzellikler büyülemiş muhteşem bir bahçedeymiş çünkü… Geri  geldiğinde bilge, adama bahçe nasıldı diye sormuş… Adam gördüğü güzellikler karşısında  büyülendiğini anlatmış..

    Bilge gülümsemiş, ama kaşıkta hiç yağ kalmamış demiş ve eklemiş

    -Hayat senin bakışınla anlam kazanır ya sadece bir noktayı görürsün hayatın akıp gider sen farkına varmazsın…Ya da görebileceğin tüm güzelliklerin tam ortasında hayatı yaşarsın akıp giden zamanın anlam kazanır…

    "Hayatının anlamı senin bakışlarında gizli"

    11/10/2007

    Gittin

    Ayrılığı ben çağırmadım.
    İsmini bile söylemedim,
    Sakındım dilimden.
    Uğramadım yanına hiç ,boş sokakların.
    Görmezden geldim hep ,yaklaşan yokluğunu,
    Ne zaman adımların uzaklaşsa,kapattım gözlerimi
    Gitmiyor dedim...!İnledimm...!
    Gitmez dedim...! Gidemez dedim...!
    Ama Gittin....!!!
    11/9/2007

    Seni beklerken

    Dunyada bir cok insan var
    Kimi mutlu kimi mutsuz
    Kimi aglayip kimi guluyor
    Ama mutluluklara ve guzeliklere
    Laik bir insan var oda sensin sen
    Bembeyaz dunyada seninle
    Yasamak varken uzakta durmak
    Gucume gidiyor senin sevgini
    Seninle paylasmak varken seni
    Sensiz yasamak zoruma gidiyor
    Hani insan aglamak ister gozlerinden yas gelmez
    Hani gulmek ister yurekten gulmez
    Hani birini bekler ve o hic gelmez
    O zaman olmek ister ama eceli gelmez

    Hüzün Tünelleri

    Hüzün Tünellerin'de

    yağmurlar ıslatır beni
    geceler kovalar ya
    hasret tünellerinde
    ölüm olur ya
    işte ben o denizdeyim
    sensiz sedasız gebeyim
    tersi yok
    gerisi boş
    olsun varsın
    sessiz bir gemi

    bende değil,
    bende olsun ama
    sende ölsün artık

    Hüzün nedir biliyormusun?

    Hüzün nedir biliyor musun... Bir çocuğa son paranızla alıp verdiğiniz çikolatanın yere düşmesidir... bir pazar günü bir aileyi uzaktan izlerken aile reisinin gelip sizden fotoğraf çekmenizi istemesidir... dünyada insanlar açlıktan ölürken yediğiniz yemekten utanmandır... kimsenin gelmediği bir adada, kimsenin gelmeyeceğini bile bile beklemektir...
    gecenin en güzel saatlerinde ayın yansımasını demir parmaklıklar arasında izlemendir... Nöbette beklerken size sıkılan kurşunla yere yığıldığınızda, elinizin sevdiğinizin vermiş olduğu mendile gitmesidir.... Çöp kutusundan bulduğunuz atıl bir oyuncak arabayı akşam çocuğunuza getirmektir... Yaşlı bir insanın yıllardır yaşadığı eşini kaybettiği halde çocuklarına destek olmasıdır... hüzün; bir kaybedişe gülümseyiştir, hüzün; hayatın güzelliğini görmektir en büyük acılar içinde, hüzün; peş parasız sokaklarda gezerken cebindeki son parayla aldığı ekmek arası döneri bir kediyle paylaşmaktır... Hüzün nedir biliyormusun; 16. kattan aşağıya atladığında yüzündeki gülümsemenin kaldırımda çıkmasıdır...
    10/20/2007

    Beni koyup gitme

    Beni koyup gitme ne olursun
    Durdugun yerde dur
    Kendini martilarla bir tutma
    Senin kanatlarin yok
    Düsersin yorulursun
    Beni koyup gitme ne olursun
    Bir deniz kiyisinda otur.
    Gemiler sensiz gitsin birak
    Herkes gibi yasasana sen
    Isine gücüne baksana
    Evlenirsin çocugun olur
    Beni koyup gitme ne olursun
    Sonun kötüye varacak
    Beni koyup gitme ne olursun
    Elimi tutuyorlar ayagimi
    Yetisemiyorum ardindan
    Hevesim olsa param olmuyor
    Param olsa hevesim
    Yaptiklarini affettim
    Beni koyup gitme ne olursun

    Asi ve Mavi

    Bugun kederliyim, beterim bugun
    Sesime ses degse ciglik oluyor
    Usuyor toprak, taslar usuyor
    Vuslatı yakin eden yollar usuyor

    Yumma gozlerini,
    uyuma bugun
    Butun golgeler aksam oluyor
    Usuyor yaprak, dallar usuyor
    Savrulup yirtilan ruzgar usuyor

    Oysa ben senden neler neler isterdim
    Senli sevdalarda dogmak isterdim
    Sabahlar isterdim, asi ve mavi
    Buyusun isterdim isigin rengi

    Ama gel gör ki kotuyum bugun
    Sesime ses degse ciglik oluyor
    Usuyor toprak, taslar usuyor
    Vuslati yakin eden yollar usuyor
    10/17/2007

    Seni beklerken

    Hani insan aglamak ister, Gözlerinden yas gelmez ! Hani gülmek ister,yürekten gülmez! Hani birini bekler o hiç gelmez! Iste o zaman ölmek isterde ECEL gelmez!

    10/8/2007

    (...)

    Üç nokta çoğu zaman sonu gelmeyen cümlelerin,kelimelerin yetmediği yerlerde insaları kurtarır.Ama gerçekte eski zamanlarda insanlar sevdikleri kişilere mektup yazdıklarında başkasınında görebileceği ihtimaline karşı SENİ SEVİYORUM yerine sadece (...) kullanılırlardı.Şimdi ise biz bunu her yerde kullanıyoruz.Haykırmak istediğiniz ama sadece sevdiğiniz insanın duymasını o güzel sözcük yerine lütfen (...) kullanın o bunu anlıycaktır ve o an yüzünde tatlı bir tebessüm oluşacaktır.İşte bu dünyanın hiçbir zenginliğine değişmeyceğiniz birşeydir.

     

     

     

                                                                                                                                                                     Öner TÜRKYILMAZ

    10/4/2007

    Güller senin için

    Senin için arayıp buldum bu gülleri...
    Bir zaman solmadan seni bekleyecekler...
    Ama dönmezsen onlarda zamanlarını doldurup
    ölecekler...
    10/3/2007

    Özledim

     
     
    Kokunu özledim birtanem o güzel kokunu,
    Hep ayrılırken fırsat bulup kokladığım kokunu,
    Ne de güzel gülerdin, hiç ağladığını görmedim,
    İnan ki canım senden başkasını bu kadar sevmedim.
    Sesini özledim birtanem o şımarık sesini,
    Ne de güzel yürürdün, bana gelirken,
    Keşke hep gelseydin bana, gitmeseydin böyle erken.
    Aklımdan çıkmadın , çıkmıyorsun, hiçbir zaman çıkmayacaksın,
    Birlikte olduğumuzu duymadı kimse ayrıldığımızı da duymasın,
    Kalbimde saklayacağım seni kimse dokunmasın,
    Üzülürüm canımın içi ne olur ellerini hiç kimse tutmasın.

    GİTME

     
     
     
     
     
    Sen gönül bahçemde bir gül, rengi al
    Sen bir okyanus ve ben sende bir sal
    Bırakma sevgilim, hep benimle kal
    Gidersen olurum kör, sağır ve lal
    Gidersen kalbimi ebediyen al!

    Gitmek istiyorum

    Çok uzaklardayım ama sadece bedenim.Aklım,kalbim, herşeyim ben istesemde orda ne için yaşaddığımı neye yaşadığımı bilmeden geçiyor günlerim.Herşeyden hayatımdan bile umudu kesdiğimde sadece küçük bir deniz kabuğuna baktığımda hayat buluyorum.O zaman içimde yaşama hırsı herşeyin karşısında durma dayanma isteği oluşuyor. Nedendir bilinmez bi beklenti var içimde hala bir UMUT.Gerçekleşeğini bilmesemde bile bile beklenen boş bir UMUT.Kim bilir belkide benim hayatım budur.Bana hayat veren deniz kabuğunu ise hiç ayırmıyorum yanımdan sanki benden uzaklaşsa ölücekmişim gibi
    10/1/2007

    Aşk diyor herkez

                            
     
     
                                    Herkez bi şekilde aşkı tarif ediyor kendi çapında;acaba hangisi doğru yıllar önce yaşanan o ünlü aşklar mı  veya  yada bir söz uğruna yıllar boyunca ümit ile bekleyen o insanlar mı? Yoksa sizi çok sevdiğini,size deliler gibi aşık olduğunu söyleyip bi anda kaybolan gitmek mi? Böyle olunca insan sanki rüyadan uyanmış gibi oluyor,hiç bitmesini istemediği bir rüya ama herşey uyandığında anlıyor.Bir bakıyorsun ki herşey bitmiş ve yine sabah uyandığında yanlızsındır. Neşeni,sevincini,kederini herşeyinle sen uğraşırsın hep tekbaşınasındır. Bunları paylaşıcak seninle ağlayıp seninle gülebilecek bir insan yoktur. Biri gelir hayatına girer herşey tam düzeldi mutlu olduğunu sanırken bir bakmışsınki hepsi hayal.Bu mu o insanın sana aşk diye traif ettiği bu mu olması gereken nerde o eski aşklar nerde o güzellikler birbirleri için ölümü bile göze alan insanlar onlarımı yanlış yaptılar yoksa biz mi şimdi yanlış yapıyoruz. Resimdeki insanlar birbirlerini çok sevecek kadar ne yaptılar acaba sadece birbirlerini sevdiler mi yoksa sevgiden de öte önce birbirlerine saygı mı duydular.Bunları yaşamadan anlayamayız. Ama bu insanlar böyle devam ettikçe bu sorunun cevabını daha uzun yıllar boyunca anlayamıcağım sanki.Bir insan ile beraberseniz önce iki şeyi düşünün bir onu seviyormusunuz iki ona ne kadar saygılısnız.Sadece düşünün bu zor değil.Çünkü bunu yapmadığınızda emin olun ki daha sonra çok daha kötüsü olabilir.Eğer bir yola da baş koymuşsanız onunla sonuna kadar devam edin.O zaman sizden iyi bir insan karşınızdaki insandan da daha mutlu bir insan olmayacaktır bu dünyada. Yanlış yazdıysam yada hatalı bir şey afola
     
     
    UMUT ALEVİ SÖNDÜ ARTIK BUNDAN SONRAKİ EBEDİ KARANLIK
     
                                                                                                                                                      Öner TÜRKYILMAZ